Ölüm Hakkında Çocuğumuzla Nasıl Konuşabiliriz?

0
117
ölüm hakkında çocuğumuzla nasıl konuşabiliriz
Metni Dinlemek İçin Tıklayın

Değerli Anne Babalar;

“Ölüm” kavramı hakkında konuşmak çoğu anne baba için zorlayıcı bir durum olabilmektedir. Ölümün hayatın kaçınılmaz bir parçası olması sebebiyle, çocuğunuzla konuşurken size yardımcı olabilecek birkaç noktaya değinmek istiyorum:

  • Her çocuğun gelişimi, kişiliği, mizacı kendine özgü ve biriciktir. Bu sebeple, her çocuğun ölüm hakkında verebileceği tepkiler de farklı olabilmektedir.
  • Çocuğunuz bulunduğu yaşa kadar, ölmüş olan bir hayvan görmüş, televizyondan ölüm haberi duymuş, bir bitkinin kuruduğuna şahit olmuş olabilir. “Ölüm” kavramı çocuğun beyninde boş bir defter gibi yer almaktadır fakat içi boş olduğu için ne olduğuna tam olarak anlam verememektedir.
  • Ölüm hakkında konuşurken anne baba olarak sizlerin konuya karşı tutumunuz çok önemlidir. Eğer “kaçınmacı” bir tutum içerisinde konuyu kapatmaya çalışan bir tavırda olursanız, çocuğunuza: “ Bu konu hakkında konuşmamalıyım, kötü bir şey galiba.” ya da “Bu konu hakkında konuşmak anne-babamı üzüyor.” şeklinde düşünmesine sebep olabilirsiniz. Diğer bir yanlış tutum, “yüzleştirmek”tir. Çocukların gelişimsel olarak anlamayacakları, bilmek istemedikleri fazla bilgilerle onları karşı karşıya bırakmak onların kaygı düzeyinin artmasına sebep olabilmektedir.
  • 2-3 yaş çocuğu, ölümü uzun bir uyku olarak kabul edip, ölenlerin uyanacağını düşünürler. Bu dönem çocuğuna göre insan ve hayvanlar yaşlanınca ölürler.
  • 4-5 yaşından itibaren, örneğin ölü bir böceğin ne olduğunu bilirler ancak ölüm kavramını tam olarak kavrayamazlar. Geri dönüşü olan, geçici bir durum olarak kabul ederler.
  • Ölüm kavramı hakkında konuşmaya giriş yapmak için resimli çocuk kitaplarını kullanabilirsiniz. “Marge Eaton Heegaard – Çok Sevdiğim Bir Yakınımı Kaybettim” ve “Marge Eaton Heegard- Evcil Hayvanımla Vedalaşıyorum” kitapları size bu konuda yardımcı olacaktır.
  • Çocuğunuzla konuşurken onunla baş başa olup, sakin ve açık bir dille konuşmalısınız.
  • Ölüm hakkında asla yalan söylememeli, “ölüm” kelimesini kullanmalısınız. “Uyuyor, gitti” gibi kelimeler kullanmak ve “hastalık” ve ya “yaşlılıkla” bağlantı kurmak, çocuğunuzun bu durumlarla karşı karşıya kaldığında ölümün gerçekleşebileceği algısını yaratarak, kaygı düzeyinin artmasına sebep olabilmektedir.
  • Çocuğunuza yaşamdaki değişimleri referans göstererek, somutlaştırmasına yardımcı olabilirsiniz. “Ağaçlardaki çiçekler ilkbaharda filizleniyor, büyüyor ardından sonbahar geldiğinde kuruyup sararıp düşüyorlar. Bazen ani bir rüzgâr çıktığında da çiçekler düşebiliyor.” Çocuğunuzun bebeklik fotoğraflarından şu anki zamana kadar olan fotoğraflarını beraber inceleyerek, mevsimlerden örnekler vererek, tırtılın kelebeğe dönüşümünü referans göstererek yaşamdaki değişimlere atıfta bulunabilirsiniz.
  • Bu dönem çocuğu, gelişimsel olarak bu konu hakkında tekrar tekrar aynı soruları size sorabilir. Her seferinde aynı cevabı vermeye, tutarlı olmaya dikkat etmelisiniz. Eğer cevap vermekte zorlandığınız bir durum olduğunda, “Bilmiyorum ama senin için araştırıp, düşünüp yarın sana bilgi vereceğim.” demekten çekinmemelisiniz.
  • Çocuğunuzun yönelttiği her soru aslında sizin bir gün ölüp ölmeyeceğiniz ve eğer ölürseniz ona ne olacağı hakkındadır. Yine dürüst olup, çocuğunuza güven veren bir yaklaşımla: “Ben yanındayım, buradayım. Senin uzun yıllar birlikte olmayı planlıyorum.” şeklinde cevaplayabilirsiniz.
  • Çocuklar, ölen kişiye ne olduğunu, nereye gittiğini de sorabilirler. “O öldü. Ölen kişileri bir daha göremiyoruz ama onlara olan sevgimizi her zaman hissedebiliriz. Dilersen birlikte fotoğraflarına bakabiliriz.” şeklinde cevaplayabilirsiniz.
  • 6 yaşından önce çocukların cenaze törenlerine katılmaları uygun değildir. Gelişimsel olarak “gömülmek” bu yaş dönemi çocuklar için zorlayıcı bir bilgidir. Eğer çocuğunuz mezarlıkları sorar ise, “Ölen kişileri hatırlamak için isimlerini yazdığımız taşların olduğu yer.” Şeklinde cevaplayabilirsiniz.
  • Okul öncesi dönem çocukları, gelişimsel olarak “benmerkezci” düşünce yapısına sahip oldukları dönemde oldukları için, yaşamdaki gerçekleşen her şeyin onlarla ilgili olduklarını düşünürler. Bu sebeple gerçekleşen ölümün onunla ilgili olmadığını açık ve kısa bir şekilde dile getirerek, çocuğunuzun kendini suçlu hissetmemesine yardımcı olabilirsiniz.
  • “O bizi izliyor.” gibi ifadeler kullanmak, çocuğunuzun takip edildiğini düşünmesine sebep olabilir ve kaygı düzeyini arttırabilmektedir. Bu sebeple o kişinin hala yaşamda var olduğuna dair cümleler kullanmamalısınız.
  • Çocuğunuzun duygularını kabul ederek ve kendi duygularınızı da dürüstçe onunla paylaşarak, ona “Üzülmek çok doğal bir durumdur. Seni anlıyorum. Ben de seninle duygularımı paylaşıyorum. Sen de rahatça benimle duygularını paylaşabilirsin.” mesajını vermiş olursunuz. Bu dönemde çocuğunuzun duygularını resim ve oyun ile sembolleştirerek dışarıya aktarmasına yardımcı olmak çok yararlı olacaktır.
  • Çocuklar da yetişkinler gibi yas tutarlar ve yas sürecini yaşarlar. Bu sürecin, çocuğunuzun akademik ve sosyal yaşantısını olumsuz yönde etkilediğini düşünüyorsanız (okul yaşantısında olumsuzlar, içe kapanıklılık, saldırganlık, uyku ve yemek problemleri vb.) profesyonel yardım almaktan çekinmeyiniz.
İlginizi Çekebilir:  Ev İçi Tartışmalarımız Çocuklarımıza Zarar Veriyor!
farmasi reklam
Önceki İçerikSatürn Kova Burcu Seyri
Sonraki İçerikBir Mesajınız Var: Vampirler Dünyası
Ayşen Yalın
İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü'nü 2015 yılında tam burslu kazanarak 2019 yılında yüksek onur derecesi ile bölüm ikincisi olarak tamamlamıştır. 2020 yılında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Sağlık Bilimleri Enstitüsü Çocuk Gelişimi Anabilim Dalı'nda yüksek lisans eğitimime başlamıştır. Ulusal ve uluslararası bilimsel oturumlara, sözlü ve poster yayınları ile katılım göstermiştir. Çeşitli eğitimlere katılarak bir çok çocuk değerlendirme test, envanter ve program uygulayıcı sertifikasına sahiptir. Özel bir anaokulunda çocuk gelişimi uzmanı olarak 3-6 yaş arasındaki normal gelişim gösteren ve özel gereksinimli çocukların bilişsel, dil, sosyal duygusal, motor ve öz bakım gelişimlerini çeşitli envanterler ile değerlendirip bireysel gelişim destek programı hazırlayarak, ailelere gelişimsel aile danışmanlığı gerçekleştirmiştir. Şuan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde 0-18 yaş arasındaki özel gereksinimli çocukların bilişsel, dil, sosyal duygusal, motor ve öz bakım gelişimlerini çeşitli envanterler ile değerlendirip bireysel gelişim destek programı hazırlayarak, ailelere gelişimsel aile danışmanlığı gerçekleştirmektedir. İlgi duyduğu alanlar: Gelişimsel psikopatolojiler, özel öğrenme güçlüğü, cinsel gelişim ve çocuk edebiyatıdır.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız
Adınızı yazınız