Türkiye’de Yabancı Dil Eğitimi

0
111
türkiyede yabancı dil eğitimi

Asla Türkçe Düşünme!

İngilizce ve Türkçe dilleri arasındaki en büyük fark, geldikleri dil aileleridir. İngilizce Hint Avrupa Dil ailesinden bir dil iken, Türkçe Ural Altay ailesine ait bir dildir. Sadece bu sebep bile İngilizceyi öğrenirken Avrupalı birine göre çok daha fazla zorluk çekmemize sebep olabilir. 12 yıllık temel eğitim sürecinde, öğrenciler yıllar içerisinde uzun ve yoğun İngilizce eğitim almalarına rağmen maalesef ki dört temel beceriyi kazanmakta hala zorluk çekiyorlar. İngilizce öğrenme yaşının giderek aşağılara çekilmesi bile dört temel beceriden özellikle konuşma becerisini kazanmak için yeterli olamıyor. Türkiye’de Yabancı Dil Eğitimi ve Öğrenimi üzerinde büyük uğraşlar verilmiş ancak hedeflenen seviyede başarı hala elde edilememiştir. Çoğu ebeveyn çocuklarını çok daha iyi bir dil eğitimi almaları için özel okullara göndermeyi tercih ediyor ama buna paralel olarak çocuklar yine aileleri tarafından okuldaki çalışmalarını destekleyici kurslara gönderiliyor, ek olarak özel derslerle takviye çalışmaları yaptırılıyor.

Ülkemizde genelde, kağıt üzerinde kalan İngilizce, gündelik hayata entegre edilemediği zaman, kurumların yada kişilerin vadettikleri konularda tatmin edici bir seviyeye ulaşılmadığında, bu sefer de eğitimcinin öğretme becerileri sorgulanabilir hale geliyor. Yani, yine çokça harcanan zaman, para ve kaçınılmaz sonuç olan başarısızlık. Dil öğreniminde motivasyonun ne kadar önemli bir etken olduğunu söylememe gerek var mı? İnsanlar başarısızlık yaşadıkları durumlarda önce sorunu erteleme, sonrasında da vazgeçme çabası içine girerler. Dolayısıyla yapabildiğini görme, insanları iyi motive eden en önemli şey. Peki, uğruna bu kadar zaman ve bolca nakit harcadığımız konuşma becerisine neden bir türlü sahip olamıyoruz? Ve bu problemi çözmek için sunulan yöntemler ne kadar başarılı?

Türkiye’deki temel problem öncelikli olarak “dilbilgisi ağırlıklı” bir müfredat sistemine sahip olmamız. Dil bilgisi ağırlıklı bir müfredat, dilin kendisini öğretmekten çok kurallarının öğretilmesi gerektiğini söyler. Yabancı dil öğretiminin amaçladığı dört Temel Beceri vardır:

İlginizi Çekebilir:  Çocuğunuzun Okul Başarısının Artması İçin Nelere Dikkat Edilmeli?

Okuma, okuduğunu anlama, konuşma ve yazma becerilerinin kazandırılması. Özellikle Avrupa ülkelerine bakıldığında insanların yabancı dili çok daha kolay ve hızlı öğrenip farklı kültürlerle kolayca etkileşim halinde olabildiklerini biliyor muydunuz? Bunda Avrupa Birliği üyesi olmalarının ve serbest dolaşım haklarının da çok büyük bir etkisi var. Dil, yaşayan bir varlıktır ve konuşulmadıkça, sosyal hayatın içine entegre edilmedikçe unutulmaya ve bize uzaktan çözmemiz için beklenen bir matematik  problemi gibi görünmeye devam edecektir. Dil öğrenmek isteyen insanlar, öğrenmek istedikleri o dile maruz kalmalılar. Geleneksel yöntemlerin dışında yabancı dil öğrenenlerin sorgulayabildiği, eleştirel düşünce sistemine dayalı ve yabancı dili sosyal öğrenme ile irintili hale getirmek çok önemlidir. Hatta gerekli görüldüğü taktirde, özellikle öğrenciler için onların öğrenim süreçlerini daha kolay ve verimli hale getirebilmek adına var olan müfredatlarda değişikliğe gidilmeli ve gerekli düzenlemeler yapılabilmelidir.

Peki, konuşabilme becerilerinin bu kadar önemli olduğu bir durumda dil bilgisinin öğretilmesi gerekli mi? Evet, gerekli! Ama hangi koşullar altında? Yabancı dil eğitiminin sadece dil bilgisine ağırlık verilerek öğretilmesi çoğu öğrencide yoğun strese, isteksizliğe ve sürekli erteleme isteğine kapılmasına hatta zaman zaman isyan etmelerine sebep olabiliyor. Ya da çoğu özel okulun yabancı dil müfredatlarında akademik başarı adı altında öğrenciler arasındaki dil seviyesi farkını gözetmeksizin açtıkları sınıflar, yoğun dil eğitimi veriyoruz adı altındaki anlamsız çalışmalar öğrencinin zaten önyargılı olduğu o dille bütün bağını kesmekten öteye gidemiyor. Burada kişilerin dil seviyeleri, ve o seviyelere uygun kullanılan materyaller ve sunumları çok önemli. Evet, Dil bilgisi kuralları hiç değişmeyecek ama yine söylüyorum dil yaşayan bir varlık ama kurallarıyla birlikte. Kurallarını bilmeden o dile hakim.

Olduğumuzu söylemek maalesef mümkün değil. Kurallarını bilmeden bir dili konuşmak sadece o dili konuşmaya çalışan kişi için bir anlam ifade eder. Onu dinleyen insanlar içinse tamamen bir anlam kargaşasıdır. Dil bilgisi gereklidir ama sadece dil bilgisi kurallarıyla öğrenilmeye çalışılan bir dil asla giyemeyeceğiniz kıyafetleri satın almaya ve dolabınızda yer kalmamasına benzer. Askıda asılıdır ama asla kullanmıyorsunuzdur. Öğrenen kişi mutlaka ve mutlaka öğrendiği dili sosyal öğrenme ile ilintili hale getirmeli, tecrübe ederek yaşamalıdır. Ülkece yabancı dilin doğru şekilde konuşulabildiği sağlıklı huzurlu ve bol motivasyonlu günlere…

PAYLAŞ
Önceki İçerikÇocuklara Sınır Neden Ve Nasıl Koyulmalıdır?
Sonraki İçerikİzipizi Bebek Güneş Gözlüğü İle Aradığınız Rahatlığı Yakalayın
Melek Özçıkrıkçı
1982 yılında Zonguldak’ta doğdu. Lise eğitiminin ardından Yeditepe Üniversitesi İngiliz Filolojisi ve Edebiyatı bölümünü başarı ile tamamlamıştır. Fen Edebiyat fakültesini bitirdikten sonra Pedagojik ve Formasyon Eğitimini almıştır. Türkiye de ki bir çok önemli eğitim kurumlarında, İngilizce Öğretmenliğinin yanı sıra Mentor Öğretmenlik, Öğrenci ve Veli Koçluğu danışmanlığı yapmıştır. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde "Kültürel Çalışmalar Yüksek Lisans Programında" Türkiye’de ve Dünyada ki kültürel, sosyal ve dil gelişiminin analizinde karşılaştırmalı bir yaklaşım sunarak çalışmalarına devam etmektedir. Ayrıca Dünyada Türkçe öğrenmeye karşı duyulan ilginin artması ile Marmara Üniversitesi'nde almış olduğu Yabancılara Türkçe öğretimi ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesi’ programı çerçevesinde eğitimler almış, bu çalışmalarına çağdaş yöntem ve teknikler kazandırarak ,yabancılara teorik ve uygulamalı biçimde danışmanlık vermektedir. 2011 yılında çalıştığı Havacılık sektöründe edindiği tecrübe ile Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Sivil Havacılık ve Kabin Hizmetleri bölümünde, Havacılık tecrübesi ve Lisans eğitimini de birleştirerek Öğretim görevlisi olarak görevine devam etmektedir.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here