Çocuklara Sınır Koyma

0
187
çocuklara sınır koyma

Çocuklar kendilerini güvende hissetmek için sınırlara ve kurallara ihtiyaç duyarlar. Ama bunları oluşturmak ve uygulamaya geçirmek dikkat gerektiren bir konudur. Sınırlar çocuğunuzu destekleyici, koruyucu ve yaşama hazırlayıcı işleve sahiptir.

Toplumsal yaşama uyum sağlayabilmek ve sorumluluk alabilmek için herkesin belirli sınırlara ihtiyacı vardır. Sınırlarımız sayesinde kişisel bütünlüğümüzü koruruz ve daha rahat iletişim alanı oluştururuz. Sınır, kişinin kendisini hangi alanda, nereye kadar geliştirebileceğinin bir ölçütüdür. Aslında en önemlisi de budur.

Sınırlar çocuğun hareket alanını belirler. Ebeveyn ve çocuk arasında daha az stres ve güç savaşlarının yaşanmasını sağlar, bunun yanı sıra karşılıklı saygı oluşturur. Çocuğu davranışlarından sorumlu tutar ve aynı zamanda sosyal aidiyet, güvenilirlik, güçlü olma, kendine özgü olmayı öğretir.

Anne Babalar Neden Sınır Koymakta Zorlanır?

Çoğu zaman anne babaların sınır koyma konusunda zorlandığını gözlemliyorum. Hadi şimdi birlikte bunun nedenlerini inceleyelim.

  • Yaşam tarzı:İlk olarak yaşam tarzından bahsedebiliriz. Anne babalar bile her şeye hemen sahip olmak istemekte, tüketim toplumuna uyum sağlamakta. Çocuğunuza da bu yönde rol model olduğunuzda sınır konusunda zorlanmalar kaçınılmaz olmaktadır.
  • Bastırılmış istekler ve yetişme tarzı: Önemli bir nokta olarak gördüğüm bastırılmış istekler ve yetiştirme tarzını ele alalım. Anne babalar yaşadıklarına benzer deneyimleri kendi çocuklarına yaşatmak istemiyorlar bu durumun sonucunda da çocuğun önüne bütün dünyayı sermek istiyorlar ve zamanla çocuğun doyum duygusunun gelişmediğini gözlemlemeye başlıyoruz.
  • Şefkat ve iyi ilişki isteği ve çocuktan gelen olumsuz tepkiler: Sen zaten beni sevmiyorsun gibi ifadelerin kullanımı.
  • Suçluluk duygusu: Çocuğun geçirdiği öfke nöbetinden kendilerini sorumlu tutmaları.
  • Yeterince zaman ayıramama: Zaten çocuğumla kısıtlı zaman geçiriyorum en azından bu sürede istediklerini yapayım düşüncesi çocuğun zarar görmesine sebep olur. Önemli olan çocukla kaliteli zaman geçirebilmektir.

Sınırlar bebeklikten itibaren konulmalıdır. Üç yaşında sınırların oluşturulmaya başlanabilir. Yaşla birlikte ve çocuk önceki sınırlara uyum sağladıkça sınırlar genişletilebilir. Oluşturulan sınırların çok kısıtlayıcı ve deneyimleri engelleyici olmaması daha uygun olacaktır. Sınırlara uyulmaması durumunda aşırı tepki gösterilmemesi gerekmektedir. Dengeli sınırlar koyulmalı. Bu tür sınırlar öğrenme ve sorumluluk kazanmayı ve iş birliğini artırır.

çocuğa sınır koyma

Sınır Koyarken:

  • Mesajlarınızı davranışlar üzerine yoğunlaştırın. Doğrudan ve belirgin ifadeleri normal ses tonunuz ile çocuğa verin. Sonuçları en başından belirleyin. Sözlerinizi davranışlarla destekleyin. Gerçekleştirilmeyecek veya belirsiz tehditler kullanmayın. “Oraya gelirsem çok kötü olur, hele bir dene bak neler yapıyorum, seni döverim, babana söylersem görürsün gününü.” gibi söylemlerden uzak durun.
  • Çocuklarınıza yasaklar yerine sınırlı seçenekler sunun. Örneğin; “Hemen masaya otur ve yemeğini ye.” yerine “Yemeğini kendin mi alırsın yoksa ben mi koyayım.” denmelidir. Böylece çocuğun karar verme yetisinin gelişmesine yardımcı olunur.
  • Çocuklara neyi yapmaması gerektiğini değil, neyi yapması gerektiğini söylenmelidir. Örneğin; “Defterlerini ortada bırakma.” yerine “Defterlerini toplayıp çantanın içine koyar mısın?” denmelidir. Bir süre sonra çocuğun bu sorumluluğu ikaz edilmeden almış olması beklenir.
  • “Hayır” demeden önce bir kez daha düşünün. Ağzınızdan çıkacak hayır kelimesi; “belki, “olabilir, evet” anlamlarına gelmemelidir.

Sınır koymayı özetleyecek olursak, çocuğunuz onaylanmayan davranış sergiledi. Sizin bu durumla ilgili kuralı net bir sözel mesajla iletmeniz ve sınırlı seçenekler sunmanız gerekiyor. Birinci seçeneğiniz kurala uymak iken, ikinci seçeneğiniz de kurala uymadığı durumda çocuğun katlanması / yüklenmesi gereken sorumluluk/sonuç olmalıdır. Burada sınırı bu seçenekler çizmektedir. Çocuk işbirliğine mecbur bırakılır. Yine de seçim çocuğa aittir. Çocuk işbirliği yapıp kurala uymazsa, kendi seçiminin sonuçlarına katlanması sağlanır.

PAYLAŞ
Önceki İçerikSu Yolu Bileklik ve Kolye
Sonraki İçerikŞarkıcı Hatice Çarpar İle Röportaj
Büşra Tonyalı
Psikoloji lisans eğitimini FSMV Üniversitesinde, yüksek lisans eğitimini ise FSMV Üniversitesi ve Bezmialem Vakıf Üniversitesinde “Klinik Psikoloji” alanında tamamlamıştır. Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimlerini tamamlayarak BDT psikoterapisti olmuştur. Bunun yanında birtakım terapi eğitimleri de bulunmaktadır. Öğrenimi sırasında birçok kurumda bulunmuştur. Bezmi Alem Tıp Fakültesi Hastanesi psikiyatri servisi ve çocuk-ergen, yetişkin poliklinikleri, Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi psikiyatri servisi klinik alanlarda yaptığı stajlardır. Semiha Şakir Huzurevi, Atatürk Kız Yetiştirme Yurdu, Sevgi Pınarı Anaokulu gelişimsel alanda inceleme yapabilmek için volonter olarak çalıştığı kurumlardır. Çocuk psikolojisi ve psikopatolojisi üzerine eğitimler almış ve çalışmalar yapmıştır. Oyun terapisi, aile terapisi ve cinsel terapi üzerine eğitimlerini tamamlamıştır. Şu an birçok yerde psikoloji öğrencilerine yönelik çeşitli eğitimler vermektedir. Aynı zamanda geniş kitlelere hitap eden seminerler vermektedir. Şu an kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili danışmanlık merkezinde psikoterapi hizmeti vermektedir.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here