Oyun, çocuğun bir başkasından öğrenemeyeceklerini kendi deneyimleriyle öğrenmesinin en güzel yoludur. Çocuk, oyun kurallarını kendisi koyar ve kendi deneyimlerini sürdürerek öğrenir. Sonucu planlanmadan yapılan eylemlerin tümüdür aynı zamanda çocuk için ciddi bir iştir. Oyun, çocuğa kendisini tanımayı öğretir ve bu sayede yeni yetenekler kazanır.

Oyun Çocuğun Dünyasına Ne Zaman Girer?

Oyun, çocuğun dünyasına doğum itibari ile girer ve hayatındaki ilk nesnelerin tümü onun için oyun materyalidir(emzik, meme). Zevk alınarak yapılan etkinlikler çocuk için oyun olarak değerlendirilebilir. Çocuklar 2 yaş dolaylarında akranları ile oyun malzemesini paylaşmak istemeyebilir veya daha önceden hiç ilgisini çekmeyen bir oyuncak, akranlarının yanında birden vazgeçilmez bir oyuncağa dönüşebilir. Bu durum sizi korkutmamalı ve gelişimsel bir durum olduğu hatta sosyalleşmenin başlangıcı olduğu bilinmelidir. Çocuk oyunda çıkan tartışma esnasında birçok şeyi deneyimlemiş olmaktadır, bunun beraberinde yaşı ilerledikçe bu sıkıntılı durum için zihninde çözüm oluşturmaktadır. Bu gibi durumlar için çocuğunuza fırsat vermeniz ve hemen müdahale etmemeniz ileriki dönemi için dışa bağımlı bir yapıda olmamasına ve çözüm üretmeye çalışmasına yardımcı olacaktır. 2-6 yaş civarında dramatik yani sosyal oyun devreye girer. İlerleyen dil gelişimi ile birlikte artık çocuk oyun esnasında gerçek hayatta söylemekten çekindiklerini söyleme imkanı bularak katarsiz yaşar.

Örneğin kardeş kıskançlığı yaşayan bir çocuk normal hayatta tepkini belli edemezken, oyun içerisinde kardeş rolündeki oyuncağa karşı tepkisini açıkça gösterebilmektedir. Özellikle bu yaşlarda çocuğu daha detaylı anlamamız ve duygularını, hissettiklerini fark etmemiz açısından oyun çok önemli bir ipucunu bizlere sunar. Çocuğunuzla oyun ortamı oluşturduğunuzda onları daha iyi anlayabildiğinizi görmüş olacaksınız. Çocuk, okul öncesi dönemde bilgiyi salt olarak öğrenemezken; oyun çocuğa bilgileri içselleştirerek öğrenmesini sağlamaktadır. Çocuk bu dönemde ancak yaşayarak öğrenir. Bunun yanı sıra oyun ortamı, ben ve başkası kavramlarını kavramasını mümkün kılar bu durum ise çocuğun farkındalığının oluşmasına zemin hazırlamaktadır. 7-12 yaşlarında kurallı oyun devreye girer. Artık bu dönemde çocuk, oyun içerisinde önceden gelen geleneksel kurallara uyum sağlar. Kurallı oyun sayesinde ise çocuk başarılı ve başarısız olmayı deneyimler bu sayede benliğini fark ederek benmerkezciliğini aza indirgemeye başlar.

Çocuğunuzla Oyun Oynarken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Çocuğunuzla oyun oynarken oyunu paylaşmalı ve çocuğunuzun oyunu ilerletmesine fırsat vermelisiniz. Oyun esnasında göz hizasında olunmalı. Ortak bir amacı paylaşabilirsiniz, örneğin birlikte legoları kullanarak bir kule yapabilirsiniz bu sayede çocuğunuz sizinle güven köprüsü kurar ve sizi arkadaşı gibi görür. Çocuklar oyun esnasında mesajlar verir, çocuğunuz ile oyun oynarken bu mesajlara duyarlı olmaya özen gösterin bu sayede çocuğunuzun duygularını daha iyi tanıyabilirsiniz.

Gelişimi Destekleyen Her Oyuncağı Almalı Mıyım?

Çocuklara sunulan çok fazla oyuncak ilerleyen süreçte ciddi zararlar verebilmektedir. Fazlasını ve her gün bir yeni oyuncağı çocuğunuza sunmak artık bu duruma alışmasını ve doyumsuzluğa ulaşmasını sağlayacaktır. Yeterli sayıda oyuncak her zaman en idealidir. Ayrıca çocuğunuzun farklı malzemeleri keşfederek oyun oynamasına fırsat verebilirsiniz bu sayede yaratıcılığını desteklemiş olacaksınız. Örneğin çocuğunuz için güvenli olacak bir ev materyali de onun için oyuncak olabilir. Oyuncakların yanı sıra kil, kum ve su ile oynamasına fırsat vermeniz de terapötik etki sağlayarak aynı zamanda duyularının desteklenmesine yardımcı olacaktır.

Oyunun Çocuk Açısından Faydaları Nelerdir?

Her şeyden önce oyunun bedensel değeri vardır bu sayede çocuğun kas sistemini geliştirir. Yazı yazmada zorluk yaşayan çocuklar için oyunun ince motoru desteklediği unutulmamalıdır, çocuk kil, toprak veya hamur ile oynayarak yazma becerisini geliştirebilmektedir. Çocuğun nöropatik olmamasını ve kendini ifade ederek rahatlamasını sağlamaktadır. Oyun yoluyla deşarj olurken biriken enerjisini boşaltarak rahatlamışlık hissi yaşamasını sağlar. Oyun, çocuk için katarsizdir, duygusal arınma yaşayan çocuk saldırganlık dürtüsünü boşaltma fırsatı da bulacaktır. Su ile oynamanın saldırganlık dürtüsünü azaltma açısından da faydası vardır. Hayali oyunlarda ise çocuk korkularından ve korkularının sonuçlarından kurtulabilmektedir.

One Reply to “Çocuğun Gelişiminde Oyunun Rolü”

  • Jülide Germiyan
    Jülide Germiyan
    Reply

    Yazınız çok değerli, içerisinde çok fazla bilgi var.
    Daha az teknik terim ile mükemmel olacaktır.
    Umarım videoda yayınlarsınız.
    Ulaşması daha kolay olur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir