Kök Hücre Tedavisi Nedir? Hangi Hastalıkların Tedavisinde Kullanılıyor?

0
137
kök hücre tedavisi

Kök hücreleri tüm hücrelere dönüşebilme, çoğalma ve kendini yenileme özelliklerine sahip özel hücrelerdir. Kök hücreler gerektiğinde farklılaşarak eksik veya hasarlanmış olan hücrelerin yerine geçebilir veya hücrelerin onarılmasını sağlar.

Yıllarca süren çalışmaların bir sonucu olarak artık kök hücrelerini tedavi amacıyla kullanabiliyoruz. Son 5 yılda ürolojide kök hücre tedavilerinin kullanımının heyecan verici sonuçları elde edildi. Kök hücre tedavisinin akut ve kronik ürolojik hastalıkların tedavisinde kullanımı da gün geçtikçe yerleşmektedir. Kök hücre tedavisi uyguladığımız hastalıklar sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon), erken boşalma, Peyronie hastalığı, kronik sistitler, interstisyel sistit, kronik prostatit, azospermi (menide sperm bulunmaması), aşırı aktif mesanedir.  Henüz deneysel aşamada olan kadınlarda idrar kaçırma, erkeklerde prostat ameliyatları sonrasında gelişen idrar kaçırma, idrar yolları ile diğer komşu organlar arasında gelişen fistüller potansiyel kullanım alanlarıdır. Bu listeye teknoloji ilerledikçe başka hastalıkların da ekleneceği beklenilmektedir.

Kaç Çeşit Kök Hücresi Vardır? Hangi Kök Hücreler Tedavi Amacıyla Kullanılabilir?

Kök hücreleri gelişim aşamasına ve sahip olduğu farklılaşma kapasitelerine göre sınıflandırılır:

  • Totipotent kök hücreler her türlü hücreye dönüşebilir. Zigot ve morula hücreleri totipotent hücrelerdir.
  • Pluripotent kök hücreler embriyonik dönemdeki ektoderm, mezoderm, endoderm ve üreme hücrelerine dönüşebilir. Embriyonik kök hücreleri pluripotent kök hücreleridir.
  • Multipotent kök hücreleri spesifik hücre tiplerine farklılaşabilirler. Nöral, hematopoietik ve mezenkimal kök hücreleri multipotenttit. Çoğalma ve farklılaşma potansiyeline sahiptir.
  • Unipotent kök hücreleri sadece belirli bir hücre tipine farklılaşabilir. Kısıtlı derecede çoğalabilir.

Tedavi amaçlı kullanımda multipotent kök hücreleri güvenli bir şekilde kullanılabilir.

kök hücre tedavisi nedir

Stromal Vasküler Fraksiyon (SVF) Kök Hücre Tedavisi Nedir?

Yağ dokusundan alınan mezenkimal kök hücrelerine “yağ dokusu kaynaklı kök hücreleri (YDKH)” denir. Yağ dokusu, vücutta en fazla mezenkimal kök hücre içeren dokudur. Mini-liposakşın işlemi ile yağ dokusu elde edilir. YDKH mezenkimal kök hücreleri yenilenme, çoğalma ve kıkırdak, kemik, kas ve yağ dokusuna dönüşme potansiyeline sahiptir. Ayrıca içerdiği büyüme faktörleri ve sitokinler sayesinde yara iyileşmesi, yeni damar oluşumu ve doku yenilenmesi etkisi vardır.

İlginizi Çekebilir:  Polikistik Over Sendromu (Pkos) Nedir ve Pkos’ta Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Vücuttan alınan yağ dokusundan öncelikle yağ hücreleri uzaklaştırılır. İşlem sonrası, kök hücrelerinin de içinde bulunduğu büyüme faktörleri, yağ hücresi öncü hücreleri, perisit, lenfosit, düz kas hücreleri, makrofajlar, endotel öncü hücreler ve endotel hücrelerinden zengin bir ürün elde edilir. Bu ürüne “stromal vasküler fraksiyon (SVF)” denilir. Yapılan çalışmalar, SVF’nin tek başına saf YDKH tedavisinden daha etkili olduğu gösterilmiştir.

Kaynak: Haney NM ve ark. The use of stromal vascular fraction in the treatment of male sexual dysfunction: a review of preclinical and clinical studies. Sex Med Rev 2019;7: 313-320.

SVF İçindeki Mezenkimal Kök Hücreleri Nasıl Etki Gösterir?

Vücutta hasar görmüş dokular özel haberci moleküller salgılar. Bu moleküller sayesinde vücuda verilen kök hücreler gidip hasarlı dokulara yapışırlar ve etkilerini gösterirler. SVF kök hücre tedavisi ile dokuda hücresel yenilenme ve çoğalma, doku çatısı oluşumu, yeni damar oluşumu ve doku onarıcı hücrelerinin ortamda toplanması sağlanarak dokuda onarım ve yenilenme oluşturulur.

Mezenkimal kök hücreleri anti-inflamatuvar, skarlaşma önleyici, yeni damar oluşumunu artırıcı ve iyileştirici etkilere sahiptir. Pek çok farklı sitokin ve büyüme faktörlerinin rol aldığı kompleks hücreler arası iletişim ile etkinlik gösterdiği düşünülmektedir. Kemik iliğine göre daha az sayıda lökosit içermesi de SVF’nin avantajıdır.

SVF içerdiği yeni damar oluşumunu uyaran faktörler (vasküler endoteliyal büyüme faktörü, fibroblast büyüme faktörü-2, interlökin-6) aracılığıyla dokuda yeni damar oluşumunu başlatır. Mezenkimal kök hücreleri salgıladıkları anti-apoptotik faktörler ile apoptozisi (dokudaki programlanmış hücre ölümü) durdurur. Mezenkimal kök hücreleri salgıladıkları büyüme faktörleri ve kemokinler ile sinirler dahil tüm hücrelerde çoğalma ve doku onarımını (rejenerasyon) uyarır. NGF (sinir büyüme faktörü), BDNF (beyin kaynaklı nörotrofik faktör) ve GDNF (glial hücre tipi nörotrofik faktör) faktörleri ile özellikle hasar görmüş sinirlerin onarılmasını sağlar. Bu nedenle, radikal prostatektomi ameliyatı ile sinirleri korunmuş olmasına rağmen korunma esnasındaki oluşan sinir travması nedeniyle ereksiyon fonksiyonunun azaldığı veya kaybolduğu durumda penise uygulanan kök hücre uygulaması ile hasar görmüş sinirler onarılır.

İlginizi Çekebilir:  Volümetrik Diyet Nedir ve Nasıl Yapılır?

kök hücre

Kök Hücre Tedavisi İle Sertleşme Bozukluğu Kalıcı Olarak Düzeltilir Mi?

Erektil disfonksiyon yani sertleşme sorunu penisin uyarılara rağmen zayıf veya çok kısa süreli sertleşmesi halidir. Erektil disfonksiyonu olan hastaların %70’inde fosfodiesteraz tip 5 enzim inhibitörü (FDE5i) olan ilaçlarla (sildenafil, vardenafil, tadalafil) ereksiyon elde edilebilmektedir. Fayda gören hastaların %20’si daha sonra fayda görmez hale gelmektedir. Bazı hastalar da yan etkilerinden dolayı ilaç kullanmayı bırakmaktadır. Yaşam tarzında düzenlemeler, idrar yoluna ilaç uygulaması, penise ilaç enjeksiyonu, vakum cihazı ve penise protez yerleştirilmesi diğer tedavi yöntemleridir. Ancak tüm bu tedavilerin hiçbiri asıl nedeni tedavi edici özelliğe sahip değildir. Bu nedenle, nedeni tedavi edecek kalıcı tedavi arayışlarına olan ilgi artmıştır. Ozonlu PRP tedavisi ve kök hücre tedavisi kalıcı tedavi yöntemleri olarak gelecek vaat etmektedir.

Sertleşme Sorunu Nedenleri Nelerdir?

Sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam, sigara ve alkol kullanımı, doğal olmayan gıdalar, obezite, yüksek kolesterol, metabolik sendrom, insülin direnci ve diyabet mellitus, damar sertliği ve hipertansiyon en önemli risk faktörleridir. Ayrıca, prostat ameliyatları, rektum kanseri ameliyatları, pelvik bölgeye verilen radyoterapi sıklıkla erektil disfonksiyona neden olmaktadır.

Kök Hücre Tedavisi İle Bu Durumlarda Kalıcı Çözüm Elde Edilebilir Mi?

Kök hücreleri endotel hücreleri, düz kas hücreleri, Schwann hücreleri ve sinir hücreleri dahil pek çok dokuya farklılaşabilme kapasitesine sahiptir. Bu nedenle ereksiyon sorununa neden olan bu durumlarda, zarar görmüş penis dokusu kök hücre tedavisi ile onarılarak sertleşme fonksiyonu tekrar kazanılmaktadır. Kök hücreler fonksiyonu bozulmuş damarlardaki ve sinüzoidlerdeki endotel hücreleri, kavernozal sinirleri ve korpus kavernozum kas dokusunu onarmaktadır. Diyabet hastalığının neden olduğu erektil disfonksiyon çalışmalarında da kök hücrelerin korpus kavernozum yapısı üzerinde onarım etkisi göstererek erektil disfonksiyonu düzelttiği gösterilmiştir. Yapılan tüm çalışmalarda bu etkinin varlığı ve sonucu gösterilmiştir.

Kök hücreleri elde etmek için ya kemik iliği veya yağ dokusu kullanılır. Lokal anestezi altında kemik iliğinden özel biyopsi iğnesi ile ilik dokusu alınır. Alınan dokular laboratuvarda kültür ortamında çoğaltılır. Yağ dokusu ise yine lokal anestezi altında yapılan mini-liposakşın işlemi ile alınır. Çok sayıda kök hücre elde edilebildiği için çoğaltma işlemine gerek duyulmaz. Günümüzde üroloji alanı dahil tıp branşlarının çoğunda kök hücreler yağ dokusundan elde edilmektedir. Uygulamada bugüne kadar hiç bir yan etki gözlenmemiştir. Endüstriyel olarak hazırlanmak yerine hastanın kendi dokusundan elde edilen yani allojenik olan kök hücrelerinin kullanımı daha güvenlidir.

İlginizi Çekebilir:  Aslında Sağlıklı Beslenerek Kilo Vermek Bu Kadar Kolay!

svf kök hücre tedavisi

Ameliyat Ve Radyoterapi Sertleşme Sorununa Nasıl Neden Olur?

Prostat kanseri ameliyatı sırasında sinirler korunurken oluşan sinir hasarı, ereksiyonun çok az geri gelmesine veya hiç ereksiyon olmamasına neden olur. Yani, sinirler korunsa dahi %14-70 arasında ereksiyon fonksiyonu kaybedilmektedir. Yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçlar, ameliyatın açık veya robotik cerrahi yöntemle yapılmasının uzun vadede çok anlamlı bir fark oluşturmadığı yönündedir. Bilindiği gibi, ameliyat sonrası uygulanan fosfodiesteraz tip 5 inhibitörü ilaçlar, asıl sorunu çözemedikleri için sertleşme sorununu tedavi edememektedir.

Penis sinirleri hasar gördüğünde, öncelikle sertleşme sürecini başlatan nitrik oksit sentezleyen enzimin üretimi azalır. İnflamasyondan sorumlu hücrelerin salgıladıkları kemokin denilen küçük moleküller, kemokin reseptörü içeren makrofajları, lökositleri ve diğer inflamasyon hücrelerini ve kök hücrelerini ortama toplarlar. Gelişen nöroinflamasyon, sinir iletisinde oluşan sorunlarla ereksiyon oluşumu engellenir.

Prostat Ameliyatı Sonrası Oluşan Sertleşme Bozukluğunu Kök Hücre Tedavisi Nasıl Düzeltir?

Penisin sertleşen dokusu olan korpus kavernozumlara verilen kök hücreler burada bir süre kaldıktan sonra, majör pelvik ganglionda geçici bir birikim oluşturur. Yapılan çalışmalar, bu kök hücrelerinin salgılarıyla (parakrin etkiyle), sinir dokusunun, kas dokusunun ve damarların onarımını ve yeniden oluşumunu sağladıklarını göstermiştir.

Stromal vasküler fraksiyon (SVF) şeklinde verilen kök hücre uygulaması ile hasar görmüş sinir varlığında kök hücrelerin sinir hücresine farklılaşması ve ortama schwann hücrelerini toplayarak yeni sinir hücresi oluşumu ve var olan hücrelerin onarılması sağlanır.

Kök Hücre Tedavisinin Geleceğini Nasıl Görüyorsunuz?

10 yıldan uzun süredir yapılan klinik çalışmalar ve sürekli artan ilgi dikkate alındığında her geçen gün kök hücre tedavi uygulamalarında gelişmeler kaydedilmekte ve daha başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Kullanım alanları da teknikler geliştikçe artmaktadır. Kök hücre tedavisi tecrübe gerektiren bir tedavi yöntemidir. Tedavi kararını verirken mutlaka bu konuda deneyimli, konuya her yönüyle hakim bir üroloji uzmanını tercih etmelisiniz. Unutmayın, kalıcı ve sağlıklı çözüm sizin elinizde…

PAYLAŞ
Önceki İçerikSürekli Yorgun Mu Hissediyorsunuz?
Sonraki İçerikMerkür Geriliyor
Prof. Dr. Sinan Ekici
1995 yılında Hacettepe Üniversitesi İngilizce eğitim yapan Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nda 1995-2000 yılı arasında üroloji ihtisasımı tamamladım. 2000 yılında Memorial Sloan Kettering Cancer Center, New York (ABD) hastanesi Prof. Dr. Peter Scardino ile prostat kanseri ve sinir koruma üzerine çalışmalar yaptım. Kasım 2000-Eylül 2002 döneminde Hacettepe Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı’nda “Üroonkoloji” üst ihtisası yaptım. Eylül 2002’de 1 yıl süreyle Miami Üniversitesi Tıp Fakültesi, Florida (ABD) bünyesinde “üroonkoloji” alanında üst düzey klinik ve laparoskopik cerrahi ve deneysel çalışmalarda bulundum. Temmuz 2005’e kadar Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nda üroonkoloji uzmanı olarak çalıştım. Takiben Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı olarak göreve başladım. Aralık 2007’de “Doçent” ve Şubat 2013’te “Profesör” ünvanlarını aldım. Yayınlanmış 185 makale ve bildiri ve 9 kitap bölümüm bulunmaktadır. Üroonkoloji, endoüroloji, laparoskopi, robotik cerrahi, üreme sağlığı, taş hastalığı ve kronik hastalıklar özel ilgi alanlarımdır. Özellikli olarak, Türkiye’de ilk defa 2016 yılında üroloji alanında ozon tedavisi, trombositten zengin plazma (PRP) ve kök hücre uygulamalarını kliniğimizde başlattık. Klinik rutin uygulamaların fayda vermediği ürolojik hastalıkların tedavisinde ozon tedavisi, PRP uygulamaları, kök hücre tedavisi uygulamaktayım.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here