Fizyoterapist Yrd. Doç. Dr. Gönül Acar İle Röportaj

0
4484
gönül acar röportaj

Gönül Acar Kimdir?

1990 yılında İstanbul Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde fizyoterapist ve araştırma görevlisi olarak 22 yıl engelli çocukların fizyoterapi ve rehabilitasyonu alanında çalıştı. Marmara Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

Serebral palsi ve nörolojik hareket bozukluğu riski taşıyan bebekler, spina bifida, down sendromu ve diğer gelişimsel geriliği olan genetik hastalıklar, yüz felci, kas hastalıkları, çocuklarda postür ve hareket bozukluklarının fizyoterapisi, hemiparezili çocuklarda Constraint gibi konularda uzmandır.

Vojta tedavi yöntemleri sertifikasına sahiptir. Prechtl analiz yönteminin ve Bayley 3 testinin ve kinezyolojik bantlama yönteminin ve Nöro-gelişimsel tedavi (Bobath) yönteminin uluslararası uygulama sertifikalarına sahip olan Gönül Acar kendisini işine, çocuklara ve ailesine adamış başarılı bir fizyoterapisttir.

Evli ve bir çocuk annesi olan Gönül Acar pediatri alanında birçok akademik yazı yayınlamış kongrelerde sunumlar yapmış ve birçok toplantıda konuşmacı olarak fizyoterapi ile ilgilenenleri ve bu konuda sıkıntılar yaşayan aileleri bilgilendirmiştir. Kendisine röportaj teklifimizi kabul ettiği için çok teşekkür ederiz.

  1. Çocuk fizyoterapistliği ile ilgili bilgi verir misiniz?

Çocuk fizyoterapisti; gelişimsel, ortopedik, beyin hastalıkları nedeniyle yaşıtlarından daha az gelişim gösteren yada farklı gelişen çocukların hareket  gelişimini desteklemek, eklemlerindeki sertlikleri açmak, güçsüz kaslarını kuvvetlendirmek, dengelerini arttırmak, yürüme bozukluklarını düzeltmek, kalp ve akciğer sistemlerinde bozukluğu azaltarak sağlıklı nefes almalarını sağlamak ve omurga ve diğer eklemlerden kaynaklanan duruş bozukluklarını düzeltmek, çocuklarda fiziksel aktivite ile sağlıklı bir bedensel sağlığı kazandırmak amacıyla çocuklara özelleşmiş fizyoterapi uygulamalarını bizzat yapan kişidir.

Çocuk fizyoterapisti olmak için üniversitelerin Sağlık Bilimleri Fakülteleri’ne bağlı Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümleri’nde dört yıllık lisans eğitimi almak ve çocuk alanında çalışmak gerekir.

  1. Neden Çocuk fizyoterapisti olmak istediniz?

Üniversite son sınıf stajlarını yaptığım döneminde çocuk stajını yaparken çocuk fizyoterapistliğinin benim kişiliğime çok uygun olduğunu anladım. Çocuklarla çalışmak ve gelişimlerini görmek bana çok mutluluk veriyordu. Üstelik o dönemde henüz Türkiye’de çocuk fizyoterapistliği kavramı yeni yeni oluşmaktaydı. Bu dönemde başka bir alana da ilgi duyduğum halde artmakta olan nüfus içinde bebeklerin ve çocukların bana erişkin hastalardan daha fazla ihtiyacı olduğunu düşündüm ve çocuk fizyoterapisti oldum.

gönül acar

  1. Yetişkin kişilerle çalışan fizyoterapistlerle sizin gibi çocuk fizyoterapistleri arasında ne gibi farklar bulunmaktadır?

Erişkin kişilerle çalışan fizyoterapistlerin kullandığı hastaya yaklaşım teknikleri ile çocuk fizyoterapistinin çocuklara yaklaşım için kullandığı yöntemler arasında çok büyük farklar bulunmaktadır. Bir çocuğun gözlerine bakmak, onun gönlünü kazanmak, onu sizinle birlikte hareket etmeye ikna etmek için kullanılan teknikler oyun temelli tekniklerdir. Bu alanda çalışan fizyoterapistin çocuk tedavisi için kullanılan yeni ve güncel teknikleri mezuniyet sonrası kurslarla alarak kendi deneyimini ve donanımını artırması şarttır. Çocuklarla çalışırken farklı stratejileri kullanmak, ailelerin yanlış uygulamalarını ve davranışlarını düzeltmek ve çocuğu yuvada ve okulda, yaşıtları ile birlikte olmaya hazırlamak da gerekir. Çocuk fizyoterapisti, çocuğun tanısını koyan doktor ile bizim planladığınız egzersiz programını evde uygulayacak ebeveyn arasındaki iletişimi ve koordinasyonu sağlamak amacıyla aynı zamanda bir koordinatör gibi çalışır. Diğer fizyoterapistler ile çocuk fizyoterapisti arasındaki en önemli fark çocuk fizyoterapistinin sadece çocukla değil ailesiyle, bakıcı, yardımcı ve diğer akrabalarıyla da sürekli temas halinde olmasıdır.

  1. Siz hangi alanlarda çalışıyorsunuz? Çocuk fizyoterapistliği alanına nasıl katkılar sağladınız?

Ben 0 – 20 yaş arası tüm özel çocuklarla çalışıyorum. Son yıllarda prematüre doğumların ve bebeklerin yaşatılma oranının artmasıyla daha çok “Bebek fizyoterapisti” olarak danışmanlık yapıyorum. Gelecekte Serebral Palsi ya da gelişimsel bozukluk oluşma tehlikesi olan “yüksek riskli bebeklerle “, Serebral Palsi, gelişimsel kordinasyon bozukluğu, Spina Bifida, Doğumsal Kol Felci, çocukluk çağı kas hastalıkları (Spinal Müsküler Atrofi, Distrofiler gibi), Down ve diğer sendromlar, gelişim geriliği yapan metabolik hastalıklar, Tortikolis ve birçok eklemlerinde sertlik  olan (AMC: Artrogyripozis Multiplex Congenita) çocuklarla çalışıyorum ve bu çocukların fizyoterapi programlarını düzenliyorum.

Klinisyen olarak çalıştığım dönemde Türkiye’de eskiden olmayan Bobath ve Vojta tedavi yöntemleri başta olmak üzere ülkemizde olmayan tedavi ve ortez yaklaşımlarının kurslarının açılması ve yaygınlaşması ile ilgili çalışmalarım dışında çocuk alanında çalışan çok sayıda fizyoterapistin de yetişmesine de katkı yapabildim.

Marmara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümünde çocuk fizyoterapisi ve rehabilitasyonu alanında yüksek lisans ve doktora düzeyinde çalışmalar yapıyorum. Farklı üniversitelerde Pediatrik Rehabilitasyon derslerini yürüterek geleceğin çocuk fizyoterapistlerinin yetişmesine katkıda bulunuyorum.

  1. Kaç yaş aralığında bulunan çocukların tedavisi ile ilgileniyorsunuz?

0 ile 7 yaş arası yoğunlukta olmak üzere 20 yaşa kadar olan çocukluk çağındaki tüm özür gruplar ile ilgileniyorum. İstanbul Tıp Fakültesinde (Çapa) çalıştığım 23 yıllık dönemde yılda yaklaşık 2500 çocuğa fizyoterapi hizmeti verdim.

  1. Tortikolisli bir bebekte erken teşhisin ve doğru tedavinin önemi nedir?

Çocukluk çağında birçok hastalığın erken tanısı gibi tortikolisin de erken tanı ve tedavisi önemlidir. Örneğin; boynunda eğriliği olan ve başını sürekli bir tarafa doğru çeviren bebekte eğer tortikolis tanısı erken konmaz ya da tanı konduğu halde önemsenmez, fizyoterapiye yollanmazsa zamanla bebeğin yüzünün bir tarafının gelişiminde yetersizlik ve yanakta küçüklük, boyun omurgalarında bozukluk, kafanın tek tarafının eziklik diğer tarafının çıkıklığının olduğu şekil bozuklukları ve çocuğun Tortikolis taraftaki kol ve bacağını az kullanması ve kalçasının az gelişmesi gibi pek çok ek sorun oluşabilmektedir. Tüm bu ek sorunların oluşumu bebek 2 aydan önce fizyoterapiye yönlendirilirse engellenebilir.

  1. Tortikollis diğer adı ile boyun eğriliği nedir ve nasıl tedavi edilir?

Tortikolis: “bükülmüş boyun” anlamına gelir. Boyunda boynunu büken ve çeviren  kasın bebeğin anne karnında eğri durması nedeniyle kısa kalması ve bebeğin başının bir tarafa yatık yüzünün ise diğer tarafa dönük olmasıdır. En önemli ve öncelikli tedavi fizyoterapidir.

Fizyoterapi programlarına aileler ihtiyaca göre günde 3-5 kez 15-20 tekrarlı germe egzersizlerin yanında yüzüstü, sırtüstü ve yan yatış tavsiyeleri, taşıma prensipleri de öğretilir. Terapinin süresi, sayısı ve yoğunluğuna fizyoterapist karar verir.  Fizyoterapidn iki yaşa kadar olumlu sonuç alamayan olgular cerrahi operasyon için yönlendirilir.

fizyoterapist gönül acar

  1. Tortikollis tedavi edilmediği taktirde ne gibi sorunlar yaşanabilmektedir?

Tortikoliste yanlış fizyoterapi uygulamaları ya da hiç fizyoterapi uygulanmaması sonucunda kas boyunun kalıcı olarak kısa kalması ve sertleşmesi, çocuğun başını yana ve yüzün karşıya döndüğü sertleşmiş duruş nedeniyle yüzde ve başta kalıcı yamulma, boyun omurgalarında bozulma ve kötü ve eğri bir baş pozisyonunun kalıcı olması en önemli sorunlardır. Fizyoterapiye yollanmamış ya da geç yönlendirilen çocuklarda gereksiz cerrahi tedaviye neden olmak en önemli sorunlardan biridir.

  1. Oğlumun Tortikollis (boyun eğriliği) rahatsızlığında çocuk cerrahımız başı sağa sola doğru hızlı hızlı çevirmemiz gerektiğini söylemişti; fakat sizin bu şekilde bir tedaviniz olmadı. Farklı egzersizler yaptırdınız. Eğer doktorumuzun dediğini yapsaydık ne gibi sıkıntılar ile karşılaşırdık?

Tortikolisin çok hafif olduğu bebeklerde çocuk hekiminin  muayenehane koşullarında gösterdiği basit germe egzersizi ve bir yana yatış tavsiyeleri bazen işe yaramaktadır. Ancak tortikolis asimetrik (tek taraflı) bir sorun olduğu halde maalesef hala boynun hem sağ hem sola çevrildiği yanlış uygulamalarla karşılaşıyorum.  Bu uygulamaya devam etseydiniz muhtemelen bebeğiniz hareket hızlı yapıldığı için çok huzursuz olup ağlayacak egzersizden nefret edecek  ve birkaç  ay içinde tatmin edici bir iyileşme elde edemediğiniz için yine konuyla ilgili iyi bir uzman arayışına girecektiniz.

  1. Size geç gelen bebeklerde eksik ve yanlış tedavi uygulamaları var mı? Bunlar neler?

Benim gördüğüm yanlış uygulamalar:

  • Tortikolisin tek taraflı bir bozukluk olmasına rağmen hala egzersizlerin hem sağa hem sola yaptırılması.
  • Aileye egzersizin öğretilmesi ancak gün içinde bebeğin nasıl tutulması, yatırılması, yüzüstü, sırtüstü ve yan yatışlarının nasıl yapılacağının öğretilmemesi nedeniyle eksik tedavi.
  • Bebeğin germe hareketini yaparken psikolojisinin bozulacağının iddia edilerek boyun kaslarına hiç germe yapmadan sadece çeşitli pozisyonlarda hareket ettirilmeye çalışılması.
  • Son yanlış uygulama (beklide en tehlikelisi) ise tortikolis tanısı konan bebeğin sadece düzenli aralıklarla görülüp takip edilip hiç fizyoterapi yapılmaması.

Maalesef bu eksik uygulamalar nedeniyle pek çok bebek zaman kaybetmekte ve bize geç başvuran bebeklerde ileri aylarda fizyoterapi kasın daha da serleşmesi nedeniyle daha da zor olmaktadır. Eksik ve yanlış uygulamalar nedeniyle bu bebekler 1 yaş civarında fizyoterapiden yarar görme şansını kaybeder ve maalesef ameliyat olmak zorunda kalırlar.

tortikollis

  1. Fizik tedavi olan bir çocuk ve annesi aynı zamanda psikolojik destek alabiliyor mu? Alıyor ise bunun ne gibi faydaları bulunmaktadır?

Ben anneye gün içinde yapması gereken hareketleri önerirken, anneleri bilgilendirecek ve rahatlatacak yaklaşımları da kullanmaya çalışıyorum Bazen sadece basit bir asimetri 1-2 ay içinde düzelecekken, kasın içinde bir ceviz büyüklüğünden daha iri kitle olan bebeklerin tedavisi 1 – 1.5 yaşa kadar sürebiliyor. Farklı durumlarda olan bebeklerin anne ve babalarını hastalığın iyileşme süreci ile ilgili olarak doğru şekilde bilgilendiriyorum. Fizyoterapi yapan bebeğin ilk 3 – 4 ayda terapi sırasında oyalanması kolay olduğu halde daha sonraki aylarda germe egzersizinden kaçmaya çalışarak anne  – babaya karşı çıkma davranışları sıktır. Terapinin ağrı vermeyen bir uygulama olmasına rağmen bebeğin terapi seansı sırasında ağlaması anneye canının yandığı şeklinde yanlış düşünmesine neden olabilir. Tortikolisin fizyoterapi ile bilecek ve tamamen düzelecek bir sorun olmasının anne – babaya hatırlatılması ve egzersizleri yapmak için kendileri ile işbirliği yapılması çok önemli. Maalesef internetten alınan yanlış ve eksik bilgilendirmeler ve fizyoterapiyi uygulayan annenin çocuğuna zarar vereceği endişesi nedeniyle özellikle anne üzerinde oluşan psikolojik gerginliğin azaltılması için her aradığında fizyoterapistine ulaşabilmesi ve gelişen teknolojinin yardımı ile de bebeği ile ilgili sorularını çocuk fizyoterapisti ile videolar çekerek paylaşabilmesi ve gerektiğinde psikolojik destek alması önemlidir.

  1. Üniversitede öğretim üyesi olmanızdan dolayı bu soruyu da sormak istiyorum. Mesleğinize olan ilgi ne durumdadır?

Son yıllarda fizyoterapist mesleğine olan ilgi çok fazladır. Sadece çocuk alanında değil erişkin kişilerin rehabilitasyonunda özellikle spor yaralanmaları, solunum hastalıkları, yoğun bakım uygulamaları, yaşlılar, romatizmal hastalıklar, beyni ve omuriliği ilgilendiren hastalıklar, ortopedik cerrahi müdahaleler sonrası uygulamalar, gebelik ve sonrası fizyoterapi uygulamaları, teknolojik rehabilitasyon ile ilgili uygulamalarda fizyoterapistin önemi daha iyi anlaşılmış, farklı uzman doktorlar ve mühendislik alanındaki kişilerle birlikte yapılan projelerle mesleğimiz iyi bir noktaya gelmiştir. Dünyada tüm ülkelerde olduğu gibi fizyoterapistlik mesleği gelişmeye devam etmektedir.

  1. Mezun olunca iş bulamama sıkıntısı bulunmakta mıdır?

Son yıllarda Sağlık Bilimleri Fakültelerine bağlı kontrolsüzce açılan Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümleri ve sürekli mevcut kontenjanların arttırılması sonucunda maalesef artık ülkemizde de fizyoterapistler mezun olunca iş bulma sıkıntısı yaşamaya başlamıştır.

Fizyoterapistlerin kamuda yararlı olabilecekleri birçok alan bulunmasına rağmen, hastanelerde açılan fizyoterapist kadroları çok yetersiz olması nedeniyle işsizlik tehlikesi büyümektedir. Kamuda daha fazla fizyoterapistin istihdam edilmesi, hem her yaş grubunda insanların yaşam kalitesini arttırmak hem de geç ve yanlış uygulamalar sonucunda devletin sağlık hizmetlerine harcadığı bütçenin azaltılması için gereklidir. Bu konuda yeni adımlar atılmasını umuyorum.

  1. Tortikolisli bebeği olan ailelere vermek istediğiniz mesaj var mı?

Anne ve babalar bebeklerinin terapisini paylaşmalı, iyileşmenin süresi ile ilgili sabırlı olmalıdır. Germe ve pozisyonlamaları çocuk fizyoterapistinin önerdiği sayı ve sürede yapmalıdırlar. Terapiyi fizyoterapistlerinin onayını almadan sonlandırmamalıdırlar. Farklı ülkelerde yapılan çalışmalara göre her 5 tortikolisli bebeğin 1 tanesi ameliyata gitmektedir. Ancak benim takip ettiğim 1500 civarı bebekte operasyon oranı son derece düşüktür. Bu düşük oranın, aileleri düzenli takip etme, iyi şekilde motive etme ve kararlı ve etkin bir tedavi stratejisi kullanmaya bağlı olduğunu düşünmekteyim.

Yrd.Doç.Dr. Gönül Acar İletişim Bilgileri:

Telefon: 0532 377 88 78

Email: gonulacar34@gmail.com

BU YAZIYA EMOJİYLE TEPKİ VER!
  • Beğendim
  • Mutlu Oldum
  • Üzüldüm
  • Kızdım
  • Sıkıldım
  • Korktum

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here