İnsan düşünen ancak her şeyden önce hisseden bir varlık. Duygularımız hayat boyu biz nereye gidersek gidelim bizimle gelen, hep yanımızda olan ve hatta davranışlarımızı etkileyen bir pusula. Duygular bizim için biz fark etmiyor olsak da büyük anlam ifade ediyor. Duyguların dili evrensel. Duygular adeta bizi hayatta tutan şeyler. Hayattaki yönümüzü belirlememizde bize rehberlik eden bir pusula. Bizim genelde en büyük problemimiz  duyguları nereye koyacağımızı bilemiyor oluşumuz. Hele ki olumsuz diye adlandırabileceğimiz duyguları. Duygularınıza kulak verin. Acaba size neler söylüyor olabilir?

Bedenine Kulak Ver

Bizim duyguları görmezden gelmek, halı altına süpürmek gibi bir eğilimimiz var. Her bir duygunun bedenimizde bir karşılığı var. Beden kayıt tutar. Biz ne kadar onları görmezden gelsek de yokmuş gibi davransak da bedenimiz bize duygularla ilgili sinyaller verir. Bu kim zaman kendini gözyaşlarıyla kimi zaman baş ağrısıyla belki mide bulantısıyla belki fiziksel rahatsızlıklarla gösterir. Heyecanlandığımızda kalbimiz yerinden çıkacakmış gibi hissederiz. Utandığımızda yüzümüz kızarmaya ellerimiz terlemeye başlar mesela. Tüm bunları bastırdığımızda uzun vadede bize zarar vermeye başladığını görürüz. Bizim yapmamız gereken ise duygunun verdiği sinyalleri doğru şekilde alabilmek.

Duyguları Fark Edebilmek

Duyguları fark edebilmenin en basit yolu kendimize sormamız gereken şu soru: “Ben ne hissediyorum?”. Biz bu sorunun cevabını vermekte bile bazen zorlanabiliyoruz. Duygumuzu ifade etmek yerine ne düşündüğümüz söyleyebiliyoruz ya da bilmiyorum diyebiliyoruz. Ne hissettiğimizi söyleyebilmek, duygularımızı kelimelerle doğru şekilde ifade etmek pek kolay olmayabilir. Duygularınızı fark etmekte ve ifade etmekte zorlanıyorsanız aynanın karşısına geçip kendini gözlemleyin. Aynaya bakın, jest ve mimikleriniz size neler söylüyor acaba duygularınızla ilgili? Duygularınızı bedeninizin hangi bölgesinde deneyimliyorsunuz? Dikkatinizi kendinize verin ve bedeninizin size söylediklerini fark edin. Duygunuzu kendi deneyimlerinizle tarif edin.

Duygulara İzin Verebilmek

Hayat güllük gülistanlık bir yer değil. Dolayısıyla her zaman iyi hissetmek zorunda değiliz. Sürekli olumlu duygularla bir hayat geçiremeyiz. Bu hayatın doğasına ters. Kötü hissettiğimizde onlardan kurtulmaya çalışmak, kendimizi suçlamak hiçbir işe yaramaz. Kurtulmaya çalıştıkça o duyguya daha çok kapılırken buluruz kendimizi. Bu sebeple “Ben neden böyle hissediyorum, neden ben?” diye kendimizi yiyip bitirmenin hiçbir faydası yok. Bunun yerine duygularımıza kulak verip onların rehberliğinde bizi yönlendirdiği şekilde harekete geçmeliyiz.

Duyguları Sağlıklı İfade Edebilmek

Duygularımızı sağlıksız biçimlerde ifade edebiliyoruz. Ya da duygularımızı yukarıda bahsettiğim gibi bastırabiliyor, görmezden gelebiliyoruz. Bu yönteme alışkın olduğumuz için farkında olmadan bu yolu seçiyor olabiliriz. Bununla birlikte duyguları halı altına süpürmek yerine fark ettiğimizde ilk adımı çoktan atmış oluyoruz. Sağlıklı bir şekilde duygularımızı ifade edebilmek için ben dilini kullanarak karşı tarafa kendini anlatıyor olmak bir yöntemdir. Örneğin “Sen beni üzdün.” yerine “Ben bu duruma çok üzüldüm. Çok üzgünüm.” çünkü duygular sadece bize değil iletişimde olduğumuz muhattabımıza da sinyal verir. Her duyguyu konuşabilmek, kelimelerle ifade edebilmek mümkün olmayabilir. O zaman da ağlayarak, örneğin bir yastık kullanarak duygularınızı serbest bırakabilirsiniz. Fiziksel olarak egzersiz veya ev işi gibi aktiviteler yaparak duygularınızın dışa vurumunu sağlayabilirsiniz.

Kendinize İzin Verin

Değişim sancılı ve sabır isteyen bir süreçtir. Şu ana kadar duygularınızı görmezden geldiyseniz, duygularınızı bu şekilde ifade etmeyi öğrendiyseniz bu alışkanlığın değişmesi zaman alacaktır. Duyguyu deneyimlemeye izin verin. Bu süreçte kendinize şu soruları sormanız yardımcı olabilir: “Bu duygular beni neye yönlendiriyor? Nasıl harekete geçiriyor? Bu duygu benimle ilgili ne söylüyor olabilir? Bedenim bana ne anlatmak istiyor? Duygular hayatımı nasıl etkiliyor?”. Duygular bir sebepten ziyade çoğu zaman sonuç. Direkt duyguyu yok etmek yerine duygunun arka planına bakıyor olmak, temeline inmek yaşadığımız sorunların kökleşmesinin de önüne geçmek açısından çok kıymetli.

Velhasılıkelam

Hayat uzun ve kimi zaman fırtınalı, dalgalı bir yolculuk. Hayatınızın dümeni sizin elinizde. Duygular ise bu yolculukta sizin pusulanız. Duygulara kulak vererek, fark ederek, her duyguyu özgürce deneyimlemeye izin vererek duygulara hayatımızda yer açabilirsiniz. Yalnızca olumlu duygulara değil elbette. Hayat size duygunun bin bir tonunu gösterecek, farklı kapılar açacak. Unutmayın her zaman iyi hissetmek zorunda değilsiniz. İyi de hissetseniz kötü de hissetseniz duygularınıza ve kendinize şefkatle yaklaşmayı ihmal etmeyin. Duygular sizin düşmanınız değil dostunuz. Zorlayıcı duygularla yaşayabilmenin yolu savaşmak değil onlara sarılmak. Duygularla savaşırsanız içinde bulunduğunuzu hissettiğiniz girdapta boğulursunuz, duygularınıza yer açarsanız aydınlığa çıkarsınız.