Uzman Klinik Psikolog Utku Türkmeneri ile Röportaj

0
84
utku türkmeneri

Merhaba Utku Bey röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ediyoruz.

1-) Utku Bey kendinizden, eğitim hayatınızdan ve neler yaptıklarınızdan bahseder misiniz?

Merhabalar, öncelikle bu güzel röportaj için sizlere teşekkür ederim. Belirli meslek alanlarının uzmanlarıyla başarılı bilgilendirme çalışmaları sağlıyorsunuz bu çok güzel bir haber. Başarılar dilerim. İngilizce Psikoloji lisansını ve Klinik Psikoloji Yüksek Lisansı tamamladım. Bunun haricinde psikoterapistlik yapabilmek adına, uluslararası akrediteli psikoterapi ve test/ölçek vb. gibi değerli eğitimleri tamamladım. Bu eğitimlerden geçmek sizleri mesleğe karşı yetkin ve yeterli kılmaktadır. Zorunlu olmasa da her psikologun veya her klinik psikologun, bu eğitimleri almadan danışan kabul etmesi bazen ürkütücü olabiliyor. Akabinde okul, hastane ve danışmanlık merkezlerinde görev aldım. Kendime ait Samsun’da psikolojik danışmanlık merkezim, meslektaşlarımla birlikte çalıştığım eğitim enstitüm ve daha etkili çalışmalar yapabilmek adına bir derneğimiz bulunuyor. Psikoloji bilimiyle ilgili uygulamalı saha çalışmaları gerçekleştirdim. Gerçekleştirmeye de devam ediyoruz. Araştırmalarımız sürüyor. Ülkemizde çok değerli akademisyenler, eğitmenler ve uzmanlar bulunuyor. Bu işe kendilerini adamış birçok üstada asistanlık yapma fırsatını buldum. Genç yaşta birçok şeyi deneyimleme imkanım oldu. Fakat yeterli mi? Bence hayır. Gün geçtikçe gelişen birçok olgu var. Yaşın alması var. Her yaşın özelliği ve birikimi farklıdır. Hangi yaşta olursanız olun. Deneyim ve öğrenme bu konudan uzak tutulmamalıdır. Asistanlarımdan dahi birçok şey öğreniyorum. Öğrenmeliyiz de zaten. Sadece kendi alanımızda değil, diğer alanlarda kendilerini geliştirmeye devam etmelidir. İnsan öğrenen bir varlık sözünü tekrarlayarak, bilim adına çalışan kişiler bence yaşam boyu öğrencidir. Öğrencilik güzel bir şey. Çünkü öğrenme durursa, hayat durur.

2-) Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme  (EMDR) terapisi nedir? Kimlere uygulanır?

EMDR Türkçe açılımıyla Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (Eye Movement Desensitization and Reprocessing), ülkemizde kısa bir süre önce tanışılıp, sıklıkla uygulanan modern, güçlü bir psikoterapi yöntemidir. Dünyada her yaştan yaklaşık 2 milyon kişinin farklı boyutlarda psikolojik belirtilerinde sonuç alındığı gözlemlenmiştir.

EMDR travmaya maruz kalan kişiler üzerinde bilimsel araştırmalar sonucunda, teorik ve pratik altyapısı oluşturularak bir psikolojik tedavi yöntemi olarak literatüre eklenmiştir.

Uluslararası  terapistler ve araştırmacıları tarafından hızla geliştirilerek, birçok farklı psikoterapi ekollerinin öğelerini kendisine katarak travma harici birçok psikolojik belirtilere de iyi geldiği gözlemlenmiştir. Travma sonrası stres bozukluğunda ise ileri oranda sonuç alındığının görülmesi bilim dünyasını mutlu etmiştir.

EMDR Adaptif Bilgi İşleme Modeline göre beyin, fizyolojik temelli bir sistemle, her yeni deneyim aracılığı ile kendisine ulaşan bilgiyi işler ve işlevsel hale getirir. Yani tüm davranışlarımız farkında olmadan veya olarak yaşantılarımız sonucu oluşmaktadır. Duygu, düşünce, duyum, imge, ses, koku gibi bilgiler işlenip ilişkili anı ağlarına bağlanarak bütünleştirilir. İnsan böylelikle kaygılandığı ve nedenini bilmeden öfkeli, endişeli, anlamsız davranışlar ve geçmişin olumsuz izlerini sanki unutmuş gibi davranarak, yineleyici olumsuz düşünceleri tekrarlı olarak düşünebilmektedir. EMDR ise hiçbir ilaç, cerrahi müdahale gerektirmeden, ofis ortamında terapistin uygulayıcı teknikle ilerlemektedir. Böylece deneyimlenen olumsuz kullanışsız duygular, yerini olumlu ve kullanışlı duygulara bırakabilmektedir.  Öğrenme böylece gerçekleşmiş olur. Bu çalışmayla işlenen bilgiler gelecekte tepkilerimizi uygun bir şekilde yönlendirerek, hayatımıza kaliteli bir yön verir. Bilgilerin depolanmasıyla ileride bu durumla tekrar karşılaşılmamaktadır.  EMDR yöntemine başvurulmadan önce bir ön görüşme gerçekleştirilmektedir. Bu ön görüşme doğrultusunda EMDR’ye gerekli görüldüğü taktirde uygulanmaktadır. Bunun öncesinde test ve ölçeklerde uygulanabilmektedir.

Bilateral uygulamayla, uyumlu bir mekanizma çerçevesinde geçmişle ilgili acı verici ve kaygı verici yaşanmış sahnelerin belirtisini ciddi oranda düşürmekte ve sonucunda ise hatırlaması güç bir hale getirerek anlamsızlaştırabilmektedir. Danışan ilk seanstan itibaren acı ve kaygı verici duruma duyarsızlaşarak bir şey hissetmeme durumu gözlemlenmektedir. Kişinin bazı bilindışı düşünceleri bu uygulamayla ortaya çıkabilmektedir. Danışan bastırdığı duygularının gün yüzüne çıkmasının ardından, terapiste getirerek o sahnelerle de ayrıca çalışılarak aynı yöntem denenerek sonuç alınmaktadır. Aynı konu üzerine değil, hayatımızda bizler için yer etmiş olan diğer etkenlerde çalışılmaktadır. Uyarılmama gerçekleşen konu tekrarlanmamaktadır, çünkü entegre edilen öğrenmeyle, yeni deneyim birbiriyle bağlantı kuramamasıyla danışan hayatına kaldığı yerden devam edebilmektedir.

Doğal afetler, büyük kazalar, kayıplar, savaş, taciz, tecavüz gibi olmakla birlikte çocukluk çağı travmaları (baskı, sözel ve fiziksel şiddet, istismar vb.), aile (aile içi iletişimsizlik, sevgisizlik, otorite, reddedilme, dışlanma vb.), iş (mobbing, iflas, başarısızlık vb.), okul (öğrenme sorunları, ergenlik geçmişleri, başarısızlık, şiddet, uyuşturucu bağımlılık geçmişi vb.) çevresinde yaşanan kişiye olumsuz duygu ve öğrenme katan olumsuz anılar üzerine yoğunlaşılmaktadır.

Diğer psikoterapi yöntemleriyle yıllardır bu durumlar çalışılsa da, EMDR tekniği kısa süreli yaklaşımlar arasında yer almaktadır. Bu süreçte daha etkili yollarla çözüm bulunabilmektedir. 5-10 seansta ise kesin çözümler alınabilmektedir. EMDR terapistleri ise, EMDR terapi asistanı (EMDR cihazı) kullanabilmektedirler.

EMDR terapisiyle vücutta oluşan psikolojik ağrılar, geçmiş yaşamdaki şiddet sahneleri ve geçmiş deneyimlere takılma ve takıntı oluşumu da, üzerinde başarıyla çalışılan alanları kapsamaktadır.

Semptomları ortadan kaldırmakla kalmayıp, mantıklı yeni bakış açıları da geliştirilebilmektedir.

EMDR 8 aşamalı, üç yönlü (geçmiş, şimdi, gelecek) odaklı çalışılmaktadır. Kendisine özgü bir protokolü bulunmaktadır. Geçmiş yaşamlar, şimdiki yaşam ve gelecekte olabilecek durumlarla ilgili olan bir süreçtir. Hedef geçmişte yaşanan olumsuz anıları duyarsızlaştırma sağlanması ve olumlu inanç duygularının geliştirilmesi yönündedir.

Beyin, yaşantılardan gelen bilgiyi REM uykusu (Hızlı Göz Hareketli Uyku) sırasında işler. EMDR’de uygulanan çift yönlü hareketlerinin benzeri olan fizyolojik bir etki sağlanır. Uyanıkken bu durum sağlanır. Aynı zamanda da çift yönlü işitsel uyarım, çift yönlü dokunma gibi farklı uyarımlar da eklenebilmektedir.

EMDR’nin süresi ise seans süreleri şeklinde ilerler ve kişinin kendisini iyi hissetmesi durumunda seanslar, terapist kontrolünde sonlandırılır.

Genellikle Kişilik bozuklukları, panik bozukluğu, kaygı bozuklukları, depresyon, komplike yas, disosiyasyon, rahatsız edici anılar, fobiler, ağrı rahatsızlıkları, yeme bozuklukları, performans kaygısı (iş, okul vb.), stres kontrolü, bağımlılıklar, cinsel veya fiziksel taciz, beden algısı bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları, davranım bozuklukları ve özgüven sorunları, migren ve fantom ağrı, fibromiyalji, kompleks travma gibi belirtilere ciddi oranda destek sağlamaktadır. Bu yönteme başvurmak isteyenler, EMDR uygulayan terapistlerden randevularını alabilirler.

Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO, World Health Organization), Amerikan Psikiyatri Birliği (American Psychiatric Association), Uluslararası Travmatik Stres Çalışmaları Birliği (International Society for Traumatic Stress Studies), Amerikan Savaş Gazileri Bakanlığı (U.S. Department of Veterans Affairs), Amerikan Savunma Bakanlığı (U.S. Department of Defense), Birleşik Krallık Sağlık Bakanlığı (United Kingdom Department of Health), Ulusal İsrail Akıl Sağlığı Kurulu (Israeli National Council for Mental Health) kuruluşları tarafından etkinliği kanıtlanmıştır. EMDR International Association tarafından ve buna bağlı olan kuruluşlar tarafından, akretide edilmiş uluslararası bir psikoterapi ekolüdür.

psikolog utku türkmeneri

3-) Türkiye’de gelecekte klinik psikologlara olan ihtiyaç artacak mı? Meslek hakkında neler anlatmak istersiniz?

Belirli yasal problemlerimiz bulunmakta. Örneğin psikoloji insan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilim dalıdır. Bildiğimiz gibi terapi dediğimiz zaman aklımıza psikolog geliyor. Psikiyatri dediğimizde de aklımıza psikiyatr geliyor. Bu artık globalleşti. Edebiyatta nasıl bazı kelimeler kullanıla kullanıla sözlüğe giriyorsa, bizlerde doğru bildiğimizi yapa yapa bunu bir şekilde oturtacağız. Mesleki anlamda birbirine yakın bölümler istek ve beklentilerinden dolayı saplantılı davranışlar sergiliyorlar ve haksız durumlarda ortaya çıkan bir kaos oluşuyor. Kamuoyu’nun yanlış bilgilendirildiği zamanlar da ortaya çıkabiliyor. Herkesin etik standartlarda uygulama alanı bellidir. Ülkemizde ruh sağlığıyla ilgili çok eski bir yasa bulunuyor. Bu yasa işlevselliğini kaybedeli uzun zaman oldu. Avrupa’da bir odalaşma var. Mesleki standartlar ve meslek tanımları keskin ve net. Sigorta kapsamına alınmış bir durum var. Psikologlar, Klinik Psikologlar ve Klinik Psikolojinin alt alanları (Klinik Psikolojinin gelişmesi sonucunda alt alanlara ayrılmış ve uzmanlık alanları oluşmakta). Müşavirliklerini gerçekleştirmektedirler. Serbest meslek standartlarına göre çalışmaktadırlar. Psikolojinin birçok alt alanı da ayrıca bulunmaktadır. Danışan kabul etmek ve psikoterapi yapmak için yoğunlaştırılmış alan Klinik Psikolojidir. Sosyal Psikoloji, Nöropsikoloji vb. alanlarda mevcuttur. Konumlandırılmaları etik olarak bellidir.  Bundan dolayı amerikayı tekrar keşfetmeye gerek yok. Aslında her şey ortada. Bu konuya aşina olmayanlarda olabiliyor elbet. Kendi yorumlarıdır. Fakat bilim yorumdan ziyade, sonuca bakmaktadır.  Bu durumlardan dolayı Psikoloji ve psikiyatri bilimi harici medet umanlar çok oluyor. Sonuç daha da hüsranlaşıyor. Kendilerine yasal olmayan ünvanlar koyarak kendi yerlerini açabiliyorlar. Bunu önleyici bir yasa bulunmuyor. Denetimi yapılamıyor. Günümüz Türkiye’si eskiye oranla meslekler konusunda gayet bilinçli. Daha doğrusu artık psikiyatrist ve psikolog ayrımını biliyor. Bunun haricinde Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümü vb. alanlar bulunuyor. Aile Danışmanlığı gibi ortak alanlarımız bulunuyor. Fakat her bölüm bambaşka benzerlikler taşımaktadır. Meslek tanımları ve odalaşmalar gerçekleştiğinde bu hepimize iyi gelecektir. Yani tam anlamıyla, tüm bölümler arasında bir netlik kazanması gerekmektedir. Avrupa’da multidisipliner alanlardan seçilebilen psikoterapistlik konusu üzerine de ayrıca çalışılmalıdır. Halk tavsiyeler üzerine ve kısa bir araştırma üzerine destek alabileceği kişiyi seçebilir. Psikiyatri mi ? Psikolojik destek mi ? Hangi yöntemi seçeceğine kendisi karar verir. Bu alandaki uzmanlarda yetkin ve yeterli olmadığı zamanlarda, bir diğer alandaki uzmanına yönlendirmelidir. Etiklik budur. Yönlendirmediği taktirde, vatandaşın bunu istemesi de en doğal hakkıdır. Psikolojik destek almanın utanılacak bir yanının olmadığı artık anımsandı. Utanılacak bir şey değildir çünkü. Semptomu olan bir kişi, er ya da geç, çıkış yolu bulamadığı zaman, görüşmeye başvuruyor. Başvurmalı da zaten. Çünkü hayatında başarılı olmak isteyenler bunu yapıyor. İşi uzmanına bırakıyor.

Uzman Klinik Psikolog Utku Türkmeneri İletişim Bilgileri:

 

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here