Nafaka Çeşitleri ve Koşulları

0
124
nafaka çeşitleri

Nafaka, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen, boşanma davası sürerken ya da boşanma davasının sona ermesinden sonra maddi olarak yoksulluğa düşecek olan kişiye bağlanan ve diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak istenebilecek ödeme olarak tanımlanabilir. Yoksulluğa düşecek eşe, nafaka bağlanması için nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şart değildir. Ancak, nafaka alacak eşin boşanmaya yol açan olaylarda kusurunun daha ağır olmaması gerekir. Bu durum Türk Medeni Kanunu’nun 175 inci maddesinde; “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” şeklinde tanımlanmıştır. Nafaka borcu Aile Hukuku’ndan doğan kişisel bir borçtur. Kişisel bir borç olduğundan devredilemez. Ölümle sona erer ve mirasçılara devredilemez. Eşlerin bir araya gelerek aile birliğini devam ettirmeleri ile sona erer. Nafaka miktarı taraflarca sözleşme ile kararlaştırılabilir. Nafaka zamanaşımına uğramaz, her zaman istenebilir. Kural olarak mahkemeye yapılacak başvuru ile istenebilir. Belirtmek gerekir ki, nafaka sadece kadınlara değil, ekonomik gücü daha düşük olan erkeklere de bağlanabilir.

Her ne kadar kanunda süresiz ibaresi yer alsa da belirli durumlarda nafaka yükümlülüğü sona erebilir. Nafaka alacaklısının iş bulması, yoksulluk durumunun ortadan kalkması ya da yeniden evlenmesi gibi nedenlerle nafaka kaldırılabilir. Ayrıca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde nafaka miktarının artırılması veya azaltılmasına hakim tarafından karar verilebilir.

Türk Medeni Kanunu’nda sayılan nafaka türleri kısaca şu şekilde tanımlanabilir;

1- Tedbir Nafakası

Tedbir nafakası, boşanma davası süresince ihtiyaç sahibi eşe, diğer eşin ödediği nafakadır.
Tedbir nafakası, sadece boşanma davası devam ederken istenilebilen bir nafaka türüdür. En önemli özelliği, geçici nitelikte bir koruma önlemi olmasıdır. Türk Medeni Kanunu’nda “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçinmesine, eşlerin mallarının yönetimine, çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.” düzenlemesi bulunmaktadır. Bu maddeye dayanarak mahkeme, tedbir nafakasına hükmeder. Mahkeme, eşlerin mal varlıkları ve ekonomik güçlerini araştırdıktan sonra, maddi olarak güçsüzlüğe düşecek tarafa tedbir nafakası ödenmesine karar verecektir. Tedbir nafakası, davanın açıldığı tarihten, bu davaya ilişkin kararın kesinleşmesine kadar devam eder. Verilen tedbir kararı, gerekçeli karar ile birlikte temyiz edilebilir. Tedbir nafakasının miktarı, davalı tarafın geliri ile orantılı olmak üzere, birlikte yaşanılan zamanda eşine sağladığı geçim şartlarını ayrı yaşama halinde de sağlayacak oranda, ekonomik-sosyal duruma göre takdir edilir.

Tedbir nafakası, hükmolunan miktar bakımından dava tarihinde doğmuş olur. Nafakaya hükmedildiği tarih ile dava tarihi arasında geçen süre için faiz işletilemez; ancak tedbir nafakasına karar verilen ara karar tarihinden itibaren faiz işler.

Ölüm halinde, muacceliyet kazanan tedbir nafakası mirasçılara geçer.

Dava devam ederken çocuklar için verilen nafakaya da tedbir nafakası adı verilir. Karar ile verilen nafaka ise iştirak nafakasıdır. Boşanma davasının açılması ile çocuğun geçici velayeti kendisine bırakılmayan tarafın tedbir nafakası ödemesine karar verilir. Bu nafakanın başlangıç tarihi; çocuğun geçici velayeti halen yanında kaldığı ebeveyne bırakılmışsa dava tarihi, diğer ebeveyne bırakılmışsa velayetin bırakıldığı karar tarihidir. Ancak, çocuklara ilişkin olarak hakimin tedbir nafakasına hükmedebilmesi için, hakkında nafakaya hükmedilecek çocuğun reşit olmaması gerekir.

Hakim tedbir nafakasına hükmederken kadın-erkek olarak bir ayrıma gitmeyip, mali gücü zayıf ve geçimini sağlamak için nafakaya ihtiyaç duyan kişi kimse, onun lehine olacak şekilde bu nafakanın ödenmesine karar verir.

2- Yoksulluk Nafakası

Yoksulluk nafakası, boşanma davasının neticelenmesini müteakip ihtiyaç sahibi eşe diğer eşin ödediği nafakadır.

Yoksulluk nafakası, Türk Medeni Kanunu’nun 175 inci maddesinde düzenlenmiştir; “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.” Yoksulluk nafakasında kusur durumu önem arz etmekte olup, tarafların eşit kusurlu olması veya nafaka yükümlüsünün hiç kusurunun olmaması durumunda hakim yoksulluk nafakasına hükmedebilecekken, yoksulluk nafakası talep eden tarafın, diğer taraftan daha ağır kusurlu olması durumunda ise nafaka talebi reddedilecektir. Mahkeme, bu nafakaya istek halinde karar verebilir, re’sen karar veremez. Boşanma ile istenebileceği gibi boşanmadan sonra da koşulların değişmesi ile istenebilir. Nafaka miktarının, ödeyecek olan kişinin mali gücüne uygun olması gerekmektedir. Bu nafakanın ödenmesi mahkeme kararının kesinleşmesi ile başlar. Boşanma davasından sonraki süreçte ayrı bir dava ile talep edilecekse, yoksulluk nafakasının zamanaşımına uğramaması için Türk Medeni Kanunu’nun 178. maddesine göre, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde talep edilmesi gerekmektedir. Yoksulluk nafakasına süresiz olarak hükmedilir. Ancak nafaka alacaklısının evlenmesi veya ölmesi halinde kendiliğinden; yoksulluğun ortadan kalkması, nafaka alacaklısının evlenme olmadan fiilen evliymiş gibi bir başkasıyla yaşama ve haysiyetsiz hayat sürme gibi durumlarda mahkeme kararı ile kaldırılabilir.

İlginizi Çekebilir:  Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun

Yargıtay, içtihatlarında zorunlu ve gerekli görülen harcamaları (yeme, giyinme, barınma, ulaşım, kültür, eğitim vs.) karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmektedir.

3- İştirak Nafakası

Boşanma davasında verilen boşanma kararı ile, müşterek çocuğun velayeti kendisine bırakılmayan eşin, velayet bırakılan eşe, müşterek çocuğun bakımı, eğitimi ve diğer gelirleri için ödemesi gereken paradır. Bu nafakaya ergin olmayan çocuk lehine herhangi bir talep olmaksızın da hakim tarafından hükmedilebilir. Burada esas olan müşterek çocuğun/çocukların bakımı olduğu için eşlerin kusur durumunun hiçbir önemi yoktur. Mahkeme tarafından daha önce tedbir nafakası adı altında ödenmesine karar verilen nafakanın, boşanma ya da ayrılık kararının kesinleşmesi ile birlikte iştirak nafakası şeklinde ödenmesine karar verilir. Türk Medeni Kanunu’nun 329 uncu maddesinde iştirak nafakası talep edilebilecek kişiler sıralanmıştır. Söz konusu maddede bu durum; “Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hallerde nafaka davası, atanacak kayyım veya vasi tarafından da açılabilir. Ayırt etme gücüne sahip olan küçük de nafaka davası açabilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

İştirak nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurması, evlenmesi ya da Türk Medeni Kanunu’nun 12. maddesine göre mahkeme kararı ile ergin kılınması suretiyle son bulur.

4- Yardım Nafakası

Yardım nafakası, bir kimsenin, yardım etmezse yoksulluğa düşecek olan kardeşlerine ödediği nafakadır. Türk Medeni Kanunu, “Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka ödemekle yükümlüdür. Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme yapmıştır.

Yardım nafakası, 1- Çocuklar, Torunlar, 2- Anne, Baba, 3- Erkek ve Kız Kardeş, 4- Büyükanne, Büyükbaba, sırası ile takip edilerek nafaka talep edilebilir. Nafakanın başlangıç tarihi, dava tarihi olacaktır. Nafakanın miktarı belirlenirken ekonomik koşullar esas alınacaktır.

Nafakanın ödenmemesi durumunda, cebri icra ile tahsili yoluna gidilebilir. Nafaka alacakları İcra ve İflas Kanunu’nda göre düzenlenecek sıra cetvelinde 1. sıra alacaklar arasında sayılmıştır. Dolayısıyla nafaka borçlusunun menkul ya da gayrimenkul mallarının icra yolu ile satılması durumunda satış parasından nafaka alacağı öncelikle ödenir. Nafaka alacaklarının tahsili için emekli maaşına haciz konulabilir. Nafaka alacağının tahsili için nafaka borçlusunun maaşına haciz konulması durumunda aylık nafaka miktarının tamamı maaştan kesilir. Nafaka borçlusu, aylık nafaka bedelini ödememesi durumunda nafaka alacaklısının şikayeti üzerine diğer şartların da mevcut olması durumunda İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesine göre 3 aya kadar tazyik hapsine mahkum edilecektir.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız
Adınızı yazınız